Warning: include(/pages/cb/4b/d0008496/home/htdocs/bayburt69/yorumlar/comment.php): failed to open stream: No such file or directory in /var/www/web401/html/bayburt69/kose_yazilari/zeki_onsoz/include.php on line 10

Warning: include(): Failed opening '/pages/cb/4b/d0008496/home/htdocs/bayburt69/yorumlar/comment.php' for inclusion (include_path='.:/opt/php/5.6.31/share/pear') in /var/www/web401/html/bayburt69/kose_yazilari/zeki_onsoz/include.php on line 10
BİZ TÜRK’ÜZ! Zeki Önsöz
Bayburt Foto
BAYBURT SEVDA´DAN ÖTE BiR TUTKU´DUR. Timur GÜZEL

BİZ TÜRK’ÜZ!

Zeki ÖNSÖZ

YAZARIN ESKİ YAZILARI

Share |

Milletçe tasvip etmediğimiz, üzüldüğümüz, kınadığımız bir cinayetin, failleri yakalandıktan ve adalete teslim edildikten sonra bile,  bazıları Trabzon’u, Türkiye’yi, Türkleri bir isteri nöbetine tutulmuş gibi onur kırıcı şekillerde suçladılar.                                                                                                                                                                    

 Türklerin, vatanlarında yaşayan azınlıkları ‘’ötekiler’’ diyerek dışladıkları iddia edildi.  Evet, nasıl olsa Türkler unutkan bir milletti. Kendisine yapılan fenalıkları hemen unuturdu.’’ Hepimiz Ermeniyiz’’ diyerek sokaklara dökülenlere yakın tarihimizi hatırlatalım;
93 Harbi denilen 1877 – 78 Türk-Rus Savaşı’nda Ruslar yüz binlerce sivil Türkü öldürdü. Bir ırkı imha(soykırım)olan bu savaşta Türkler 500 yıldan beri oturdukları Balkan topraklarından sökülüp atıldılar. 3 Mart 1878’de Ermeni Patriği Nerses Rus Orduları Başkumandanı Grandük Nikola’yı zaferini tebrik ve Doğu Anadolu ‘da bağımsız bir Ermenistan kurulması için Ermeni toplumunun ileri gelenleri ile ziyaret etti. Bu adam ve yanındakiler Türk vatandaşı idiler.(1)


  27 Nisan1909’da Osmanlı Padişahı Sultan II. Abdülhamid’i tahttan indirmek için giden  ‘’Millet sizi istemiyor’’ diyen heyetin mensupları Yahudi Emanuel Karaso, Ermeni Aram, Arnavud Toptani, Gürcü Hikmet Paşa idi. Bu adamların daha sonraki yıllarda vatan hainlikleri vesikalarla ve olaylarla sabittir. 
2500 yıllık Türk tarihinin en büyük felaketlerinden biri ve Rumeli’nin tamamını kaybetmemize sebeb olan, 18 Ekim 1912 de başlayan Balkan Savaşı’dır. Savaştan önce Türk Dış İşleri Bakanı Ermeni Gabriel Noradungiyan, savaşın çıkmayacağı hakkında Rusların teminatını Harbiye Nezaretine bildirerek Balkanlar’daki Türk askerlerini terhis ettirmiştir.  Bu adamın daha sonra Türk devletine ihanet ettiğine dair vesikalar vardır.


Birinci Dünya Savaşında 1 Kasım 1914 ‘de Kafkas cephesinde Ruslarla birlikte gelen Ermeniler sınırı geçip savaşa başladılar. Trabzon‘dan Adana’ya kadar Büyük Ermenistan rüyası ile hiç bir yerde çoğunluk olmadıkları için sivil halkı imhaya(soykırımına) giriştiler.  1915 Nisanında daha tehcir kararı alınmadan Ermeni Taşnaklar Van’da bir ayaklanma başlattılar. Rus Kafkas Ordusu, Anadolu’dan ve Kafkasya’dan gelen gönüllü Ermenilerle saldırıya geçti. Erzurum, Van, Bitlis ve Muş’un ve diğer doğu şehirlerimizin müslüman ahalisi kesilip biçildi. Ancak Temmuz başlarında Osmanlı Devleti Rus- Ermeni ordusunu gerileme zorunda bıraktı. Ermeniler Osmanlı Devletinin intikamından korkarak Rus kuvvetlerinin arkasından gittiler. 16 Şubat 1916’da Ruslar Erzurum’u aldı. Bir milyondan fazla Müslüman Türk köylü Erzincan’a doğru kaçmak zorunda kaldı. Binlercesi yollarda öldü. Ruslar Trabzon’u 18 Nisan 1916 ‘da işgal ettiler. Ermeniler Doğu Anadolu’yu Türklerden temizleyip Ermenistan’ı kurmak için gönüllü birlikler hazırlayıp gönderiyorlardı. Bunların yaptıkları katliamlarda binlerce Türk vatandaşı öldü. 1917 Rus İhtilali çıkınca Ruslar Türklerle anlaştı.  Ermeni çetelerini silahsızlandırmayı kabul etti. İşgal ettiği Türk topraklarından çekildi.(2)         
Birinci Dünya Savaşı faciasından sonra vatanımız ve payitaht İstanbul’umuz düşman çizmeleri altında kaldı. İstanbul ‘un Türk halkı, içi yanarak işgal Kuvvetleri Kumandanı Franchet Despere’nin beyaz bir at üstünde şehre girişini gördü. Düşman kumandanı, Fatih Sultan Mehmet’in beyaz at üstünde Bizans’a girişine böyle cevap veriyordu. Fakat İstanbul halkı için daha acısı İstanbul’un Rum, Ermeni ve Yahudi azınlıklarının işgalcileri avuçları patlarcasına alkışlamaları ve Türkleri aşağılamaları idi. Bu şımarıklık ve küstahlık Türklerin onurunu zedelemiş ve düşmana mücadele bayrağının açılmasına sebeb olmuştur. ’’ Çünkü Türkler her türlü haksızlığı, hatta fenalığı affedebilirler, fakat onurlarına dokunulduğu zaman iş değişir.’’(3)

16 Mart 1920 gecesi İstanbul’daki işgalci İngiliz kuvvetleri Vezneciler Karakolunda bulunan Türk askerlerini yataklarında kurşunladı. Savunmasız Türk askerleri şehit edildi. Birçok ev basılarak yağmalandı. Harbiye nezareti işgal edildi. Meclis basıldı ve milletvekilleri tevkif edildi. Türk İstanbul kan ağlarken, mitingler düzenlerken, Anadolu’ya silah kaçırırken azınlıklar işgalcilerle birlik olmuştu.(4)
Anadolu topraklarına ayak basmış işgalcilere karşı yer yer çete direnişleri başladı. Antep, Maraş, Urfa ayakta idi. Gelen Fransız işgalcileri arasında Fransız asker elbisesi giydirilmiş yerli Ermeniler Türklere en büyük zulmü yapanlardı. Kuvay-ı Milliye hareketi ile Türkler el ele, gönül gönüle düşmana karşı duruyordu. Vatan semalarında Mustafa Kemal’in ismi kurtuluş ümidi idi. Erzurum, Sivas ve Ankara ile birliğe gidiliyordu. Batıda daha düne kadar vatandaşımız olan Rumlar, Yunan ordusunda silâhaltına alınmış, daha dünkü komşularına silah sıkıyor ve her türlü barbarlığı ve tecavüzü yaparak Ankara’ya doğru ilerliyorlardı.
Rum, Ermeni kılığına girmiş Batılı emellerinin yüzüne Türkün şamarı Sakarya’da indikten sonra her şey durdu mu? Hayır. Rumlar Kıbrıs Türklerine hayatı zindan ederken, Ermeniler de boş durmadı. 28 Ocak 1973 günü Amerika’nın Santa Barbara şehrinde T.C Los Angeles sehri Başkonsolosu Mehmet Baydar ve Konsolos Bahadır Demir bir Ermeni tarafından pusuya düşürülerek şehit edildi. Bu tarihten sonra Ermeniler dünyanın çeşitli ülkelerinde 50’ye yakın Türk diplomatını şehit etti.
Siz, sırf Türk oldukları için hunharca öldürülen bu aziz şehitlerimiz veya diğer terör şehitlerimiz için Türkiye veya dünyadaki Ermenilerin ‘’Hepimiz Türk’üz ‘’ diye yürüyüşler yaptığını duydunuz mu? Bırakın bizimle birlik olmayı bu cinayetleri meşrulaştırmaya kalktılar. Bu cinayetleri dünyada Türkleri suçlamak için kullandılar.
Sonuç olarak; Tarih şahittir ki, Türkler azınlıklarının hak ve hürriyetlerini çiğnememiştir. Onları kendi bünyesine almış, en önemli mevkilere getirmiş, dillerine, dinlerine saygı göstermiştir. Ne var ki, şu kadar yüzyıldır bunca insafa, adalete, imtiyaza, refaha gark ettiği azınlık, başka milletlerin emellerinin piyonu olmuş, Türk’ü hançerlemeyi imanının borcu bilmiştir. Yakın tarihimizde Ermeniler sahip olduklarıyla yetinmemiş, bu ülkeye, insanına ve kendi insanlarına zarar vermişler, sonra arkalarına piyonu oldukları güçleri alarak bir de haklı, mağdur rolünü oynayarak, Türkleri suçlayarak, Türk vatanı üzerinde hak iddia etmeye başlamışlardır. Türkleri öfkelendiren budur.’’Hepimiz Ermeniyiz’’ sözü bize bütün bu tarihi olayları hatırlatıyor. Onun için ‘’BİZ TÜRKÜZ’’ ve burası ‘’TÜRK VATANI’’ dır, diye haykırıyoruz.
_________________________________________________________
Kaynakça:
1)Yılmaz Öztuna, Büyük Türkiye Tarihi, Ötüken Yayınevi, İstanbul,1978 
2) Stanford Shaw, Osmanlı İmparatorluğu ve Modern Türkiye, E Yayınları, İstanbul, 1994
3)Halide Edip Adıvar, Türk’ün Ateşle İmtihanı, Atlas Kitapevi, Onuncu baskı, İstanbul,1992
4)Samiha Ayverdi, Hatıralarla Başbaşa, Kubbealtı Neşriyat,İstanbul, 1965


12/02 / 2012      
Zeki Önsöz

www.zekionsoz.com


Bayburt69